yıllar tekeri patlamış bir kamyon gibi üzerimizde geçerken ve kavuştuğumuz her yeni yıl yüzümüze bir tahrip izi daha ekliyorken, bu durumdan çok memnunmuşcasına neden kutlarız her yeni gelen yılı?..
yoksa emin miyiz yeni yılın bize yararlı bişeyler getireceğinden? hatta bu konuda küçük bir umut bile var mı? eğer varsa yeni yılı kutlayacak kadar sebebimiz var demektir.ama yok işte....geçen her yılın adını başımıza geçirdiği bir belayla anmıyor muyuz?ve gelen yıllarında aynı olacağının farkında değilmiyiz?
bu durumun iyice farkına varmak için isterseniz kendimizi bulutların üzerinden insanları seyreden bir yunan tanrısının yerine koyalım...yılbaşı geliyor saat 00:00 ı gösterirken gökyüzünü bir renk cümbüşüne çeviren havaifişeklerden birinin hedefi olmamak için bulutların üzerinde o taraf bu taraf koştururken bir taraftan da bu insanların ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyoruz.
''gerçekten de ne yapıyor bunlar? sanırım yaşlanmayı bayağı seviyorlar veya tasaları az ve gelen yılın yeni dertler getireceğini bildikleri için seviniyorlar..yoksa..yoksaa....bu insanlar ölmek mi istiyorlar? nı ha ha ha haaaaaa istediğiniz alacaksınız (hani yunan tanrıları hep biraz aptal olurya...) der ve şimşeklerimizi bilemeye başlardık herhalde. ''
gerçektende sevinmeliyiz her yeni yılın gelişine??
macromedia flash 8 e başlarken
yaklaşık bir kaç ay önce ileri ki hayatımı -olumlu veya olumsuz- yönde kesinlikle etkileyeceğine inandığım bir karar aldım.
artık derslerimden daha çok bilgisayar alanına önem vermeye karar verdim.bu gerçektende önemli bir karardı.ama işin o kısmı, anlatmak istediğim konuyla pek alakalı olmadığı için atlıyorum
evet biligsayar alanına yönelmeye karar verdikten sonra diğer en zor seçimimi yapmak durumunda kaldım.
'peki hangi programı öğrenerek başlayacaktım?' programlama ,grafik tasarım ....diye düşünürken sonunda eskiden beri hep yapmak istediğim şeyi yapmaya karar verdim.''ANİMASYON''
evet animasyon yapmaya karar verdim ve işe flash öğrenerek başlamam gerekiyordu.vakit kaybetmeden başladım ve 1 ay içerisinde bayağı bir ilerleme katettiğimi düşünüyorum.
bu ilerlemeye en çok faydası olan kaynaklar "http://yazarlikyazilimi.meb.gov.tr/egitim/Flash
adresinde ki meb yayınları ve osman gürkan'ın macromedia flash professional 8 isimli kitabı oldu.
tabi bunlar flash ın temel eğitimi için kullanabileceğim kaynaklar.daha ileri düzey için hangi kaynağın işe yarayacağı konusunda pek fikrim yok.zamanı gelince onuda düşünürüz.
macromedia flash 8 zengin internet uygulamalarının ,çok yaratıcı animasyonların ,flash oyunlarının ,web sayfalarının tasarlanabileceği çok kaliteli bir program.
temel olarak öğrenildiğinde animanyonlar ve web sayfaları tasarlanabiliyor.ama işi ilerletmek için flash ın programlama dili olan actionscript i bilmek gerekiyor.bu ise bence bu işte en son noktaya varmış olmak demek oluyor.
flash günümüzde çok hızlı bir şekilde gelişmekte olan bilişim sektöründe çok önemli bir yere sahip.bu da bu alanda nitelikli elemana herzaman ihtiyaç duyulacağı anlamına geliyor.
ben seçimimi -kısmen- bu yönde yaptım.umarım flash bizi yarı yolda bırakmaz.
artık derslerimden daha çok bilgisayar alanına önem vermeye karar verdim.bu gerçektende önemli bir karardı.ama işin o kısmı, anlatmak istediğim konuyla pek alakalı olmadığı için atlıyorum
evet biligsayar alanına yönelmeye karar verdikten sonra diğer en zor seçimimi yapmak durumunda kaldım.
'peki hangi programı öğrenerek başlayacaktım?' programlama ,grafik tasarım ....diye düşünürken sonunda eskiden beri hep yapmak istediğim şeyi yapmaya karar verdim.''ANİMASYON''
evet animasyon yapmaya karar verdim ve işe flash öğrenerek başlamam gerekiyordu.vakit kaybetmeden başladım ve 1 ay içerisinde bayağı bir ilerleme katettiğimi düşünüyorum.
bu ilerlemeye en çok faydası olan kaynaklar "http://yazarlikyazilimi.meb.gov.tr/egitim/Flash
adresinde ki meb yayınları ve osman gürkan'ın macromedia flash professional 8 isimli kitabı oldu.
tabi bunlar flash ın temel eğitimi için kullanabileceğim kaynaklar.daha ileri düzey için hangi kaynağın işe yarayacağı konusunda pek fikrim yok.zamanı gelince onuda düşünürüz.
macromedia flash 8 zengin internet uygulamalarının ,çok yaratıcı animasyonların ,flash oyunlarının ,web sayfalarının tasarlanabileceği çok kaliteli bir program.
temel olarak öğrenildiğinde animanyonlar ve web sayfaları tasarlanabiliyor.ama işi ilerletmek için flash ın programlama dili olan actionscript i bilmek gerekiyor.bu ise bence bu işte en son noktaya varmış olmak demek oluyor.
flash günümüzde çok hızlı bir şekilde gelişmekte olan bilişim sektöründe çok önemli bir yere sahip.bu da bu alanda nitelikli elemana herzaman ihtiyaç duyulacağı anlamına geliyor.
ben seçimimi -kısmen- bu yönde yaptım.umarım flash bizi yarı yolda bırakmaz.
''The Hobbit'' filmi hakkında...

''Del toro ,Peter Jackson ve New line Cinema yüzüklerin efendisi üçlemesinin daha öncesinde yaşanan maceraları anlatan kitap olan 'hobbit' i filme aktarmak için MGM ile anlaştı.''
Eminim bu habere deli gibi sevinen birçok kişi vardır benim gibi..Hobbit serisinin iki filmden oluşması ve ilkinin 2011 diğerinin ise 2012 de gösterime girmesi planlanıyor.
Aslında içerik olarak gerçektende film için çok uygun bir hikaye. Ama iki film olamayacak kadar kısa olduğu için ilk filmde bu olayı anlatıp ikincide de daha önceki tarihlerde orta dünyada yaşanan bazı olayları anlatacakları söyleniyor.Hatta filmin 3D olacağı falan da söyleniyor ama umarım öyle olmaz. Lotr üçlemesi o şekilde beyaz perdeye aktarılabildiyse bu da aktarılabilir.
‘Hobbit’e aslında yüzük kardeşliğinin başlangıcı da denebilir. Yüzük 400 yıl gollumda kaldıktan sonra biblo baggins e geçmiş ve yüzüğün tek yüzük olduğunu anlayan gandalf onun yok edilmesi gerektiğini söylemiş ve yüzük kardeşliği böylece başlamiştı.İşte yüzüğün bilbo’ya geçişi bu hikayede yer alıyor.
Aşağıda kitabın çok kısa bir özetini çıkardım.Kitabı okumayanlar için hikaye hakkında küçük bir fikir oluşturur umarım.Lotr da olduğu gibi bu bölümde de birçok fantastik yaratık var.Ejderha Smaug,ayı-insan Beorn ,mağara trolleri ,örümcekler,kartallar ve bir çoğu…Tolkien’in dünyasına yakışır bir görsel ortaya çıkarsa eminim ki izlenmeye değer bir şey olacaktır .Daha iki yıldan fazla zaman olmasına rağmen ben şimdiden çok heyecanlıyım bu konuda.eğer sizde orta dünya yolcularındansanız –biraz uzun sürecek olsa da- Smaugla ,Beornla ve müthiş bir fantastik kurguyla tanışmaya kendinizi şimdiden hazırlayın.
Kitabı okumayanlar için hikayeyi kısaca şöyle özetleyebiliriz:
Yüzüklerin efendisinden tanıdığımız cüce kahraman ‘gimli’ nin halkından olan throin ve onun arkadaşları eskiden vatanları olan ve smaug adlı bir ejderha tarafından halkı yok edilerek ellerinde alınan dale’i ve orada bulunan çok büyük bir hazineyi geri almak için gandalftan yardım isterler.Gandalf bu teklifi geri çevirmez ve yola çıkarlar.yollarına başlamadan önce shire a uğrayıp buradan biblo yu da alırlar.Aslın da keyfine pek düşkün olan ve bir maceraya katılmaya asla cesaret edemeyen biblo eski dostu Gandalf ı kıramaz ve apar topar yola koyulur.
Ekip yollarına ayrık vadi üzerinde devam eder ve dumanlı dağlara yaklaşırken mağara trolleriyle küçük bir macera yaşarlar.Ama bu bundan sonra yaşayacaklarının yanında çok küçük bir şeydir.Dumanlıdağlar da goblinlere yakalanırlar ve gandalf goblin kralı ulu goblini öldürerek arkadaşlarının kaçmasını sağlar .Bu sırada yüzük kardeşliğinin başlamasına sebep olacak olay gerçekleşir ve biblo gollum un düşürdüğü yüzüğü bulur.ama bundan Gandalf dahil hiçbirine bahsetmez.
Dumanlıdağları geçen kafile burada da kurtların saldırısına uğrar ve ağaçlara tırmanarak korunurken kartallar gelirler ve bu sayede hayatta kalmayı başarırlar. Bir süre kartallara misafir olan yoldaşlar yollarına Kuyutorman tarafına doğru devam ederken Gandalf yol üzerindeki eski bir dostuna da uğrar. Bu bir ayı-insan olan Beorn'dur. Gandalf burada güneyde ki işlerini halletmek için gruptan ayrılır ve o ayrıldıktan sonra ekip yollarının en zorlu kısımına gelirler. Burası karanlık bir orman olan Kuyutormandır.
Burada da devasa örümceklerle savaşmak durumunda kalırlar ve grubu Bilbonun yüzüğü takarak görünmez olması kurtarır. Kuyutormanın sonlandığı yerde ise elfler yaşıyordur ve onlarda dostlarımızı pek hoş karşılamazlar. Elfler aslında iyi kalplidir ama cücelerle çok eskiye dayanan bir anlaşmazlıkları vardır. Bilbonun üstün yetenekleri elf zindanlarından kaçmalarını sağlar ve dostlarımız artık asıl savaşlarını verecekleri yere gelmiştirler. Kimsenin yaklaşmaya bile cesaret edemediği Smaug un dağına tırmanırlar ve Biblo Smaug uyurken onun yuvasına girer ama aslında Smaug onu hissediyordur. Bilbo ile Smaug konuşur ve burada ejderha çok fazla sinirlenir. Smaug bu hırsızın göl insanları tarafından gönderildiğini düşünerek insanların yaşadığı göl şehrine saldırır. Ama işler planladığı gibi gitmez ve Smaug burada kahraman bir savaşcı olan Bard tarafından öldürülür.
Smaugun öldüğünü gören elfler insanlarla beraber hazineyi almak için bir ordu ile yola çıkarlar. Bu sırada Throin ve arkadaşları hazineyi bulmuş ve kuzeyde yaşayan Thorin'in kuzeni kral Dain'e haber uçurmuşlardır.
Elf ordusu yalnız dağın eteğine gelince Throin onlara bütün hazinenin kendisine ait olduğu ve onlara hiç bir şey vermeyeceğini söyler. Bu sırada Throin için neredeyse hazine kadar değerli olan bir arkentaşını Bilbo bulmuş ve cebine koymuştur. Elf ordusu savaşmaya hazırlanırken savaşı sevmeyen biblo elindeki değerli parçayı gizlice elflere götürür. Elf kralı hazineden payına düşeni vermesi karşılığında Throin’e taşı verebileceğini söyler. Pazarlık böyle devam ederken kuzeyden gelen Dain ve beraberinde ki büyük ordusu yalnız dağa ulaşır. Elfler,insanlar ve cüceler savaş için karşı karşıyadır.
Çarpışma başlar…ama kısa bir süre sonra kuzeyden gelen karanlık hepsinin dikkatini çeker.Gandalf bu gelenlerin hazinenin sahibi olmak ve kuzeyi tamamen ele geçirmek isteyen goblinler olduğunu söyler. Warglar ve goblinler dumanlı dağlarda öldürülen warg ve goblin krallarının intikamını almak için birleşmişlerdir.
Gundabadlı goblinler ve warglardan oluşan çok büyük bir ordu yalnız dağın eteklerinde insanlar,elfler ve cücelerin karşısına çıkar ama onlar sayıca çok daha üstündürler.Az önce birbiriyle savaşan insanlar,elfler ve cüceler bu kez goblinlere karşı birleşir ve burada biblonun da yaralandığı beşordusavaşı olur.Kartallarında yardımıyla savaş kazanılır ama sonunda çok az sayıda insan ,cüce ve elf hayatta kalır.savaşta ağır yaralanan throin elflere hak ettikleri hazineyi verir ve ölür.bilbo ise birkaç yıl boyunca özlemini çektiği shire’a dönmek üzere yola koyulur.Ve hikaye mutlu sonla biter.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
